MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2014 tarih ve 2014/429-2014/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 02/05/2010 tarihli tek yetkili temsilcilik sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin müvekkili şirketi süresiz olarak Türkiye'de tek satıcısı olarak belirlediğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilin gerçekleşen ve gerçekleşmesi muhtemel olan işlerinden kaynaklı komisyon alacağı, oluşturduğu müşteri çevresinden dolayı portföy tazminat alacağı bulunduğunu ileri sürerek, toplam 11.000,00 EURO' nun davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 02/05/2010 tarihli sözleşmenin 1.0 numaralı giriş başlıklı maddesinin son paragrafında ihtilaf halinde yargı yetkisinin münhasıran Berlin Mahkemelerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı yanın yetki itirazının kabulü ile, 5718 sayılı MÖHUK'nın 47 maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin giriş bölümü son bendi gereğince, Berlin mahkemeleri yetkili kılındığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.