MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2014 tarih ve 2013/114-2014/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın, nakliye işini üstlenen davalıya ait araç sürücüsünün yapmış olduğu kaza sonucu hasarlandığını, müvekkilinin sigortalısına hasar bedelini ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, davalıdan hasar bedeli talep edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 7.700,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kazadan sonra malların başka bir araca aktarılarak alıcısına teslim edildiğini, zayiatın 225 kg. domates olduğunu ve malın o tarihteki değerinin ödenmesi hususunda alıcıyla anlaştıklarını, mal sahibinin tüm zararını karşıladığını, hatta nakliye ücretinin bir kısmını dahi almadığını, zayi olan malın kaza tarihindeki değerinin 90,00 TL olup, davacının ödemekle yükümlü olmadığı bir parayı ödemesinin ve bunun da kendisinden talep edilmesinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın zararın miktarı konusunda olup, bu hususta tanık beyanlarına itibar edilerek, mal faturasındaki bedeller üzerinden, telef olan malların, ilk başta yüklenen malın cinsine oranlanmak suretiyle zarar ve dolayısıyla tazminat miktarının hesaplandığı, davacının kalan malın düşük bedelle satıldığı iddiasının ise, ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.822,20 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy