MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2014/30-2014/30 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... A.Ş. ... Şubesi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkilinin kefil olduğu kredi borcunun asıl borçlusunun borcuna tüm fer'ileriyle yeter derecede ipotek konulduğundan teminat açığının bulunmadığını ayrıca, alacağın likit olup olmadığının da belli olmadığını, bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, itiraz konusu iddiaların yargılamayı gerektirdiğini ve ihtiyati haciz kararına itiraz koşullarının oluşmadığını savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi borcunun teminatı olarak düzenlenen gayrimenkul ipoteği sözleşmelerinde asıl borçlunun yanında kefillerin de sorumluluğunun teminat altına alındığı, rehinle temin edilmeyen alacak miktarının bulunmadığı, her ne kadar itiraz eden rehin veren değil ise de, müteselsil kefil olarak diğer müteselsil kefiller ile birlikte sorumlu olduğu miktarın rehinle temin edildiği, İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibinin ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılabileceği gerekçesiyle, itirazın kabulü ile, itiraz eden yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının muteriz yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Ancak, İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda, asıl borçlu... Tic. Ltd. Şti'ye ihtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi kullandırılmış, muteriz de işbu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış ve kredi borcunun teminatı olarak gayrimenkul ipotekleri tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, muteriz kefilin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy