MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2010/646-2013/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile 14.09.2010 tarihinde yakıt tedariki sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi halinde cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığını, 20.250 USD yakıt alacağından dolayı ihtiyati tedbir talep edildiği güne kadar 7.897,50 USD cezai şart tahakkuk ettiğini, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, 28.147,50 USD'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi ve dosya kapsamına göre, davalının yakıt tedariki nedeniyle 20.250 USD borcu bulunduğu, 25.11.2010 tarihine kadar dönem için sözleşmenin 7.1 maddesine göre cezai şart talep edildiği, garanti mektubunda belirtilen vadeler itibariyle 6.075 USD üzerinden cezai şart istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20.250 USD asıl alacak ve 455,63 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy