MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/10/2014 tarih ve 2014/126-2014/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 19.01.1981 tarihinde tescil edildiğini, 2010 yılında İSO tarafından yayınlanan 50 büyük şirket arasında yer aldığını, "..." ibaresinin 14.01.1982 tarihinden beri ... nezdinde marka olarak da korunduğunu, markasını yıllarca süren çalışma ve emekle tanınmış hale getirdiğini, davalının müvekkiline duyulan güvenden ve tanınmışlığından faydalanmak kastı ile "..." esas unsurlu ticaret unvanını tescil ettirdiğini, bu ibareyi markasal olarak da kullandığını, davalının bu fiillerinin haksız rekabet, ticaret unvanı ve markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinini, bu unvanı kullanmasının önlenmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, şirket ortaklarının soyadının "..." olduğunu, bu sebeple ticaret unvanında kullanıldığını, sektör olarak davacı ile farklı alanlarda yer aldıklarını, "..." ibareli marka başvurularının devam ettiğini, "..." olarak bilinen davacının unvanından yararlanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ana sözleşmesinde yer alan faaliyet alanları ile davalının ana sözleşmesindeki faaliyet alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret siciline tescil edildiği 09.01.2007 tarihi itibariyle davacı adına olan markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin davalının faaliyet konusu ile ilgisinin bulunmadığı, davacının "haberleşme hizmetleri"ni kapsayan 2007/06411 nolu markasının tescil başvurusunun davalı şirketin tescil tarihinden sonraki bir tarih olan 08.02.2007'de yapıldığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy