MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/06/2014 tarih ve 2013/372-2014/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında şirket hisse devir ve işletmecilik protokolü imzalandığını, anılan protokol uyarınca davalı şirket yetkilisinin hissesinin müvekkiline devri, müvekkilinin de hisse devri karşılığında 50.000,00 TL'ni 30.04.2008 tarihinde, 175.000,00 TL'ni de 15.05.2008 tarihinde ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 50.000,00 TL'ni ödediğini, davalının protokolde belirtilen otel işletmecilik sözleşmesi yapmaktan imtina etmesi nedeniyle protokolü feshettiğini, davalıya ödenen 50.000,00 TL'nin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı aleyhine %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusunun protokolden kaynaklansa da sebepsiz zenginleşmeye dayanarak talep edilebileceğini, buna göre de 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, takip konusu çekin teminat çeki olduğunu, akdedilen protokole gerekçesiz olarak uymayan davacının müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddi ile davacının %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında pay ve işletme devrine ilişkin yapılan 30.04.2008 tarihli protokol uyarınca, davacı hesabından, davalı hesabına 50.000,00 TL aktarıldığı, anılan protokolün 5. maddesi gereğince davalı şirketin tesisinin işletilmesi husunda işletme sistemi, yöntemi, müşteri kabul, satın alma, harcama ve tahsilat gibi konulara ilişkin iç yönetmelik ve protokolün bilahare taraflar arasında yapılacağının düzenlendiği ancak, taraflar arasında bu yönde bir yönetmelik ve protokol yapılmadığı, bunun üzerine davacı tarafından noter ihtarnamesiyle protokolün feshedildiği ve ihtarın 03.06.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, protokolün 5. maddesinde belirtilen iç yönetmelik ve sözleşme yapılmadan, protokolde belirtilen tesisin işletilmesi mümkün olmayacağından feshin geçerli ve haklı olduğu, bu itibarla feshedilen protokol uyarınca tarafların birbirlerinden aldıklarını iade yükümlülükleri bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ve takibin devamına, alacak likit olduğundan 50.000,00 TL asıl alacağın %40'ına karşılık gelen 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.390,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy