MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/307-2013/528 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000 yılında kurulduğunu, kurulduğu tarihten itibarende davalı şirkete ait ... markalı ürünlerin satışı ile kendisine ait “... Geleneksel Buluşma” ibaresini kullanarak faaliyette bulunduğunu, ... isminin ...'da tarihi mekan olduğunu, müvekkili şirketin kurucu ortağı...'in bu yeri ... ismi ile 30 yıl işlettiğini, daha sonra müvekkili şirketin bu isimle kurulduğunu, yoğun faaliyetler ile bu ismi piyasada maruf hale getirdiğini, ibarenin marka olarak tescili amacıyla yaptıkları girişimde davalı tarafından “...Geleneksel Buluşma” ibaresi ile marka olarak tescil edildiğini öğrendiklerini, davalının bu markayı bu güne kadar hiçbir üründe kullanmadığını, ticari ilişki nedeniyle bu ibarenin müvekkiline ait olduğunu bilmelerine rağmen kötüniyetli tescil ettirdiklerini, 556 sayılı KHK'nın 8. maddesine göre hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalının anılan markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... ürünlerinin ...'da dava dışı şirket tarafından ... ... adlı işletmede satışa sunulduğunu, daha sonra davacı şirket ile de bir süre ticari ilişki kurulduğunu, ... ibaresinin toplanma yeri anlamına gelip, tek başına tekel altına alınabilecek ibare olmadığını, davacının bu kelime üzerinde hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava tarihinin 10/04/2007 olduğu, ... ilinde müstakil Fikri ve Sına-i Haklar Hukuk Mahkemesi'nin olmaması nedeniyle davanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 10.04.2007 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin faaliyetinin HSYK tarafından durdurulduğu, bunun üzerine dosyanın mahkemeye tevzi edildiği ancak yine HSYK tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tekrar faaliyete geçmesine karar verildiği, 3. Nolu Asliye Hukuk Mahkemesinin kurulması halinde HSYK’nın görevlendirmesine göre fikri ve sına-i haklar hukuk mahkemesinin kurulmadığı yerlerde bu kabil davalara 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy