MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2012/150-2014/604
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2012/150-2014/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, asıl davada, 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili firmadan alış veriş yapmakta olan davalının izin almaksızın soba döküm kapağını birebir üreterek veya ürettirerek ve kendi logosunu bastırarak satışını yaptığını, tespit dosyası ile davalının satışını yaptığı soba döküm kapağının müvekkiline ait tescilli ürünle birebir benzer olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davalı tarafından satışı yapılan soba kapaklarına el konulmasına, hükmün ilanına ve fazlaya dair hakları saklı kalmak şartı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada, taraflara ait ürünler arasında benzerlik bulunmadığını, tasarıma konu şeklin sobanın kullanılması için zorunlu unsurları içerdiğini, bu unsurların tescil ettirilerek tekel hakkının tescil sahibine verilmesinin yasaya uygun olmadığını, yenilik kriterinin oluşmadığını, tasarıma konu şeklin kamuya malolduğunu, müvekkilinin dava konusu ürün üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak kendi markasını bastırdığını ileri sürerek, müvekkilinin eyleminin karşı tarafın tasarımına tecavüz oluşturmadığının tespiti ile 2005/03364 nolu tasarım tescil belgesinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını ihtiva etmemesi nedeni ile iptalini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı adına tescilli tasarımın ayırtedicilik ve yenilik unsurunu taşımadığı gerekçesi ile hükümsüzlüğüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 554 sayılı KHK 61/5. maddesi uyarınca, fiillerinin tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil etmediğinin tespitine ilişkin davanın, tasarımdan doğan haklara tecavüzden dolayı kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamayacak olmasına göre davacı-birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy