MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2014 tarih ve 2014/286-2014/286 D.iş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, müvekkilinin borçludan ibraz edilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle alacaklı olduğu, borcun vadesi gelmesine ve hesap kat ihtarının tebliğine rağmen ödenmediği, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olduğu, alacağın rehinle temin edilmediği belirtilerek borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı kadar ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; borca yetecek miktarda borçluya ait borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer hakları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İtiraz eden borçlu vekili; talebe konu 18/02/2010 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tamamen ödendiğini, 2011 ve 2013 tarihli kredi sözleşmelerinde ise müvekkilinin herhangi bir kefaleti ve imzası bulunmadığını, zaten müvekkilinin kredilerin asıl borçlusu olan dava dışı şirketin ortaklığından 11/05/2011 tarihinde ayrıldığını, hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edildiği iddiasının doğru olmadığını, kefaletin süre ve miktarı belli olmadığından geçersiz olduğunu ileri sürerek haksız ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan itiraz incelemesi sonunda; borçlunun ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde yazılı itiraz nedenlerinin, İİK'nın 265. maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, itiraz eden (borçlu) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, karşı taraf (borçlu) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.