MAHKEMESİ:FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2012 tarih ve 2011/217-2012/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." tanınmış markasının sahibi olduğunu, davalı şirkete ait eşyalar üzerinde Gümrük Müdürlüğü muayene memurlarınca yapılan kontrolllerde, "..." markasını ihtiva eden taklit şarj aleti ve kulaklıkların ele geçirildiğini ileri sürerek tecavüzün ref'ini, taklit eşyaların imhasını ve kararın tirajı yüksek gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı, el konulan eşyaların orjinal ürün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin, Gümrük Müdürlüğü memurlarınca yapılan kontrollerde hakkı bulunmadığı halde davacıya ait "..." markasını taklit olarak şarj aleti ve kulaklıklar üzerinde kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tecavüzün tespitine, ürünlerin imhasına, kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına tescilli "..." ibareli markanın izinsiz olarak kullanıldığı iddiasına dayalı markaya tecavüzün tespiti, men'i ile ref'ine ve taklit ürünlerin imhasına ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı ele geçen ürünlerin Dubai'deki yetkili ... bayiinden satın alındığını savunmuş, gümrük belgelerini ve faturalarını ibraz etmiştir. Bu durumda, el konulan malların taklit olduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Ancak, davacı tarafça, bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda, davalı savunmasındaki paralel ithalat yapıldığı hususu, gerek bilirkişi raporu, gerekse mahkeme kararında tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy