MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2014 tarih ve 2013/193-2014/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tüm dünyaca tanınmış bir model ve film yıldızı olduğunu, “...” markasını TPE nezdinde 2007/ ... no ile tescil ettirdiğini, davalının da kötüniyetli olarak aynı ibareyi 2003/... no ile adına tescil ettirdiğini oysa, anılan ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/... no'lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden ve davacının, müvekkilinin marka başvurusu tarihi itibariyle hatta bugün bile tanınmış olmadığını, müvekkilinin anılan ibareyi faaliyette bulunduğu piyasada yabancı kelimelerden oluşan markalara rağbet olduğu için tercih ettiğini ve kötüniyetli olmadığını savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “...” markasının ülkemiz de dâhil tüm dünyada gösterime girmiş olan pek çok filmde başrol oynamış dünyaca ünlü bir film yıldızının ismi olduğu, ilk zamanlar model olan bu kişinin, daha sonra dünya çapında gösterime giren filmlerde başrol almasıyla ad ve soyadının filmlerde, dergilerde, internette, her türlü yazılı, işitsel ve görsel basında yer almasının “...” isimli kişinin ad ve soyadına bir ekonomik-ticari değer kattığı, dolayısıyla söz konusu kullanımların "..." isminin tescil edilebilecekleri sınıflardaki ürünler bakımından markasal bir değer taşıdığı, bu markasal değerin sahibinin de bu ismi taşıyan ve ilk kez tanıtan kişi olan “...” olduğundan anılan ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin bu kişiye ait olduğu, davalının, kendi markasının tescil başvurusu tarihi itibariyle, ülkemiz de dâhil tüm dünyada tanınan bir
film yıldızından haberdar olmaması, "..." ismini daha önce hiç duymamış olup, tesadüfen tescil ettirmiş olması mümkün olmadığından davalı tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2003/35773 no'lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy