MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2014 tarih ve 2013/155-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında icra takibi yaptıklarını ancak haksız itiraz sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamı ile yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunarak görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, temlik sözleşmesi doğrultusunda davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK 4/1 a-f bentlerinde sayılan hususlara ilişkin olmadığı, genel yetkili mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanın bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişki olup, mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olması halinde ise talep üzerine davanın açıldığı ilk mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği" düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy