MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2014 tarih ve 2013/625-2014/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu Bank ... ... Şubesi'nin B- ... Seri Numaralı 40.000,00 TL bedelli 01/10/2013 keşide tarihli çekin çalındığını ileri sürerek, çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Müdahil vekili, dava konusu çekin ticari ilişki nedeniyle müvekkiline mal bedeli karşılığı olarak verildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, müdahil beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen çekin kaybolmadığı çekin müdahil ...'ın elinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, talep eden vekili temyiz etmiştir.
1) Talep, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde talebin reddine karar verilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 818/1. maddesi yollamasıyla uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı kanunun 758. maddesi uyarınca dava sırasında çeki elinde bulunduranın bilinmesi halinde mahkemece bu kişi aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verilip, dava açılmaması halinde ödeme yasağı ile ilgili bir karar vermesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere TTK'nın 758. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, talepte bulunanın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2) Öte yandan, mahkemece çeki elinde bulunduran ...'ın davaya kabulü ile bu kişi lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle açılacak iptal davaları çekişmesiz yargı işlerinden olup, bu işlerde davalı taraf bulunmadığı gibi davada çeki elinde bulunduranın müdahale talebi HMK'nın 67. ve 68. maddelerinde düzenlenen asli ve fer'i müdahale niteliğinde de değildir. Bu nedenle mahkemece talep eden aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz yasa yoluna başvuran talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy