MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2014 tarih ve 2014/245-2014/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nin ...Turizm Tekstil İletişim İnş. Gıda Kuy. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirketin 24/01/2001 tarihinde kurulduğunu, şirket müdürü ...'nin ana sözleşmede geçen hususların hiçbirisini yerine getirmediğini ve kar payı dağıtmadığını, şirket müdürlük görevlerini kötüye kullandığını, müvekkiline hiçbir konuda hesap ve bilgi verilmediğini ileri sürerek davalı şirketin feshini, şirket mallarının devrinin engellenmesini, şirket müdürü ...'nin müdürlük görevinin tedbiren durdurulmasını ve yönetimin kayyuma verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yargılama sonunda karara bağlanacak yaklaşık dava değerinin HMK'nın 119/1-d maddesi uyarınca gösterilmesi gerektiği, ancak dava dilekçesinde dava değerinin açıkça gösterilmediği, bu eksikliğin sonradan tamamlanması mümkün olmadığından ayrıca kesin süre verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi kapsamında açılmış şirketin feshi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 119/1-d maddesinde yer alan düzenlemeye göre; "davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri" dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar arasında yer almaktadır. Ancak işbu davanın konusu malvarlığı haklarına ilişkin olmadığından dava değerinin gösterilmesi mümkün olmadığı gibi, davanın konusu şirketin feshi istemine ilişkin olup maktu harca tabi bir dava niteliğindedir. Bu durumda mahkemece davanın esasının incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy