MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2014 tarih ve 2014/441-2014/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaptanı olduğu ... İsimli donatanı... LTD, işletmecisi ... Ltd. Şti. olan geminin ... Limanı’nda 22.12.2013 tarihinde çelik kütüklerinden oluşan yükü boşalttığını, limandan ayrılmaya hazır vaziyete geldiğinde gönderilen ... A....nin yükün eksik çıkması nedeniyle geminin çıkışına izin verilmemesi talebine uyarak davalı şirket yetkilisi ... tarafından geminin limandan ayrılmasına engel olunduğunu ileri sürerek, 1 gün 5 saat karşılığı kira bedeli olan 5.075,00-USD’nin haksız fiil tarihi 26.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davalının acente olarak davacı adına hareket ettiği, vekil sıfatıyla müvekkilini TBK m. 506/2'ye göre en iyi şekilde temsil etmekle mükellef olduğu, acentenin üzerine düşen yükümlülüğü layıkıyla yerine getirdiğini ispatlaması gerektiği, ancak davacının da sözleşmeye aykırı davranan acenteye karşı suresterya/demuraj parasını talep etmesinin kabul edilemeyeceği, navlun sözleşmesinin ihlalinden ötürü taşıtana karşı sorumlu olduğundan maddi tazminat talep edebileceği, davacının oluşan gerçek zararını ispatlayacak herhangi bir belge ortaya koymadığı, donatanın kiralayan ile yapmış olduğu charter party sözleşmesi gereğince demuraj bedeli talep etmesinin, ayrı bir navlun sözleşmesi yapmasına engel olması veya mevcut navlun sözleşmesinin bedelinde indirim yapılması halinde ispatlanabileceği, oysa somut olayda davacının sadece charter partye dayanarak geminin gecikmesinden doğan zararı talep ettiği, üçüncü kişiye karşı herhangi bir borç veya navlunda yapılan indirimin ispatlanamadığı, bu kapsam dışında davalının da gecikmeye sebebiyet vermesinde acente olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ispatlaması gerektiği; davacının zararı ispat etmesi halinde; davalının ispat yükümlülüğünün doğacağı, davacının acenteyi liman başkanlığına başvurarak her an azletmesi ve yeni bir acente tayin etmesi de mümkün olduğu halde;bunu yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy