MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/52-2014/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin murisinin davalı bankanın ... Şubesi'nde ... nolu mevduat hesabı bulunduğunu, müvekkilinin murisinin 5.5.2006 tarihinde geriye sadece müvekkilini bırakarak vefat ettiğini, davalı banka tarafından bahsi geçen hesaba yatırılan paranın akıbetinin müvekkiline bildirilmediği gibi bu hesaba yatan paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 USD'nin hesapta öngörülen vade ve faizler uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiş, alınan bilirkişi raporları sonrasında 10.11.2014 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerinin 5.528.38 USD'ye çıkartarak bu miktarın dava tarihinden hesaba öngörülen vade ve faiz oranlarıyla birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından sunulan 11.10.1988 tarihli ekstrenin hesap cüzdanı olmadığını, dava konusu hesabın çok eski olduğunu, bu nedenle eski kayıtlara ulaşılamadığını, müvekkilinin hesap numaralarında dönem dönem değişiklik yaptığını, ayrıca bilgisayarlı sisteme geçtiğini, banka kayıtları üzerinde yapılan araştırmada dava konusu hesabın en son bakiyesinin işlemiş faizleriyle birlikte 353,62 USD olduğunu, bu paranın davacıya ödenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın 30.9.1988 tarihi itibariyle bakiyesinin 2.056,00 USD olduğu, davalı tarafından dava konusu hesapta 353,62 USD bulunduğu belirtilmiş ise de 10.9.1999 tarihine kadar olan hesap hareketlerine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, 30.9.1988 tarihi itibariyle bakiyede bulunan 2.056,00 USD üzerinden dava tarihine kadar bankanın bir yıl vadeli USD cinsinde açılmış hesaplara uygulanan faiz oranları uygulanmak ve % 15 gelir vergisi kesintisi yapılmak suretiyle alacağın hesaplandığı gerekçesiyle 5.528,38 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın uygulamaları doğrultusunda dava konusu hesabın da içerisinde bulunduğu vadeli hesaplarda hesap sahibinin talep veya talimatı olmadıkça ilk açıldığı vade özelliği muhafaza edilerek vadenin rastladığı tarihteki güncel faiz oranları esas alınıp vadenin yenilendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 598,89 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy