MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2015 tarih ve 2011/111-2015/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ürettiği mermer ürünlerinin reklam ve tanıtımını yapmak üzere ... kentinde düzenlenen fuarda stand kiralayan müvekkilinin, fuar stand malzemelerinin taşınması için davalı ... ile anlaştığını, anlaşmaya uygun olarak taşımayı gerçekleştirecek alt taşıyıcı olan davalı ....'ye malzemelerin teslimine rağmen fuar sonuna kadar müvekkiline teslimin gerçekleşmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.050 USD mal bedeli, 5.000 USD taşıma bedeli ile fuar alanı için ödenen 20.900 EURO olmak üzere toplam 59.350,67 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
Davalı .... vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, komisyon karşılığı taşıma işinin diğer davalıya yönlendirildiğini, taşımanın alt taşıyıcı tarafından gerçekleştirilmiş ve müvekkilince taşımaya ilişkin herhangi bir taahhüt verilmemiş olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca malzemenin süresinde uluşmamasının malzemenin Gümrük mevzuatına aykırılığından kaynaklandığını bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ayrıca davacının aldığı fuar katılım desteğinin mahsubunun gerekeceğini ve ıslahla arttırılan talep miktarının zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...., davacı ile aralarında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamasına rağmen malzemelerin ... Gümrüğünden alınarak taahhüt edilen sürede ilgili Rus gümrüğüne boşaltıldığını, ancak söz konusu malların Rus Gümrük mevzuatına aykırılıklar taşıdığı gerekçesiyle davacı tarafından gümrük çekim işlemlerinin yapılamadığını, halen de malların aynı gümrükte bulunduğunu, gecikmenin kendilerinden kaynaklanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin Moskova'da düzenlenen fuarda mermer standı açmak için malzemelerin sevk ve taşınması hususunda davalılar ile anlaştığı, davacının fuar nedeniyle devlet tarafından kendisine ödenen teşvik mahsup edildiğinde 34.360,87 TL kira bedeli ödediği, davalı ...'ye 14 adet 1-1,2 cm kalınlığında mermer levha ve 100 adet katalog teslim ettiği, bu malların toplam bedelinin 9.912,51 TL olduğu, davalı ....'ye 7.770,50 TL taşıma ücreti ödediği, davalıların taşımasını yüklenmiş oldukları 14 adet mermer ile 100 adet katalog fuar süresince davacıya teslim edilmediği gibi henüz davacıya iade edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketlerin edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini amacıyla toplam 52.043,88 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, karayolu ile yurt dışına yapılan taşımadaki gecikme ve kısmi ziyadan kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Gecikme ile kısmi ziya, birbirinden değil de farklı nedenlerden meydana geldiği takdirde, taşıyıcı hem gecikmeden, hem de ziyadan dolayı sorumlu olacaktır.
Yükün ziyaı halinde ödenecek tazminatın belirlenmesine ilişkin kural CMR m. 23'te yer almaktadır. Buna göre eşyanın tamamen veya kısmen zayaa uğraması halinde ödenecek olan tazminat miktarı, malın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Bu kıymetin neye göre saptanacağına ilişkin kriterler arasında ise öncelik sırası mevcuttur. Şöyle ki, CMR m. 23/2'ye göre öncelikle eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatı esas alınır. Eğer eşyanın borsa fiyatı yoksa, yine CMR m. 23/2'ye göre, bu kez piyasa değeri dikkate alınacaktır. Eşyanın borsa ya da piyasa değeri mevcut değilse, bu takdirde aynı cins ve nitelikteki malların normal değeri gözönünde tutulmak suretiyle değer tespit edilir (CMR m. 23/2). Ayrıca eşyanın teslim alma yer ve zamanındaki değerini talepte bulunan ispatlayacaktır. Kısmi ziya söz konusu ise sadece ziyaa uğramış olan kısmın değeri dikkate alınır.
Gecikme halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminat meselesi CMR m. 23/5'te düzenlenmiştir. Bu hükmün konusu, talepte bulunanın gecikme sonucunda uğradığı ve eşyanın maddi varlığını etkilemeyen zararlardır. Ayrıca gecikme halinde tazminatın taşıma ücretini aşamayacağı CMR m. 23/5'de hüküm altına alınmış; tazminatın hesaplanmasına ilişkin başka bir düzenleme getirmemiştir. CMR m. 23/4'te sayılan gümrük vergileri ve taşıma dolayısıyla yapılan diğer masraflar üst sınırın belirlenmesinde dikkate alınmaz, tazminat hesabında sadece taşıma ücreti dikkate alınır.
Taşıyıcının CMR m. 23/3'te belirtilen sınırlı sorumluluk prensibinin istisnası, başka bir deyişle sorumluluk sınırının yükseltilebileceği haller CMR m. 24, 26 ve 29'daki hallerdir. Ancak, CMR m. 23/5'te üst sınırın yükseltileceği iki hal bulunmaktadır. Bunlar CMR m. 26 ve 29'daki hallerdir. CMR m. 24 hükmü ise, gecikme halindeki tazminat hesabında uygulama alanı bulmaz. CMR m. 29'daki kastın veya kasta eşdeğer kusurun varlığını ispat yükü bunu iddia edene aittir. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı taşıyıcının taşımayı üstlendiği eşyaların bir kısmını geç teslim etmesine rağmen bir kısmını ise hiç teslim etmemiştir. Böylece kısmen ziya ile birkısım emtia bakımından da gecikme somut olayda gerçekleşmiştir. Bu durum karşısında, temyiz eden taşıyıcı ....'nin sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının kaybına ilişkin kabul edilebilir gerekçeler gösterilmeden, genel kural olan sınırlı sorumluluktan ayrılınması doğru olmamıştır. Bu nedenlerle yukarıda belirlenen ilkeler ve taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu gözönüne alınarak, yeni bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor veya önceki bilirkişi kurulundan alınacak ek rapora göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı .... yararına BOZULMASINA. ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
1- Dava, CMR Sözleşmesine tabi karayoluyla uluslararası taşıma sebebiyle taşınan eşyadan doğan 59.350 TL zararın taşıyıcı ve alt taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
2- Yargılama sonunda yerel mahkemece her iki davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile 52.043 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
3- Söz konusu yerel mahkeme kararın davalı .... tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce, taşımanın CMR Sözleşmesine tabi olduğu ve CMR’nin 23/2 maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğunun sınırlı sorumluluk kuralına bağlı olduğu, her ne kadar CMR 24, 26 ve 29.maddelerinde sınırlı sorumluluk kuralının istisnaları bulunmakta ise de yerel mahkemece taşıyanın niçin sınırsız sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğunun karar yerinde açıklanıp tartışılmamış olması hususu oybirliği ile bozma sebebi sayılmıştır.
4- Mevcut bozma sebebine ilaveten, davalılar tüm aşamalarda ve temyiz dilekçesinde, davacıya ait emtianın gümrük belgelerindeki eksikliği sebebiyle Rusya Gümrüğünce elkonulduğunu savundukları halde yer mahkemece bu husus karar yerinde hiç tartışılmamış, Dairemiz çoğunluğu tarafından ise bu temyiz sebebi reddolunmuştur. Oysa CMR 17/2.maddesinde yer alan;
“Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz”
Hükmü ile, uluslararası ticarette uyulması gerekli örf ve adet niteliğindeki Milletlerarası Ticaret Odası (ICC)’nın yeknesak kuralları arasında yer alan 2003 tarihli Mücbir Sebep Klozu (ICC Force Majeure Clause 2003) hakkındaki Kural’ın 3/d maddesinde yer alan “Yetkili otoritenin, hukuka uygun olsun veya olmasın, yönetimin emir, kural, düzenleme veya talimatıyla mallara el konulması, millileştirilmesi, zorla ele geçirme …” şeklindeki kural karşısında, davacıya ait yüke Rusya Gümrüğünde niçin el konulduğu, söz konusu el koymadan dolayı davalı taşıyıcıların sorumlu tutulmasını gerektiren isnadı kabil bir kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunun denetime açık şekilde karar yerinde tartışılmamış olmasının da asıl ve öncelikli olarak bozma sebebi yapılması gerektiğini düşündüğümden, sair temyiz itirazlarının reddi kısmı itibariyle Dairemiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy