MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/01/2015 tarih ve 2014/674-2015/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete evim paket poliçesi ile sigortalı evin 04/02/2010 tarihinde yer kayması nedeniyle eşyalarla birlikte tamamen hasar gördüğünü, müvekkilinin zararının davalı şirketin eksperi tarafından tespit edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 40,000 TL tazminatın 04/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tapu kaydında fındık bahçesi ve samanlık olarak geçen yerde bulunan evin kaçak bir yapı olduğunu, sigorta sözleşmesinin yok hükmünde sayıldığını, ayrıca sigorta edilen apartman dairesinin fiili olarak da bulunmadığını, hasarlı kaçak yapının tek katlı bir yer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede teminat altına alınan 50 m2 üzerinden tazminat hesabı yapılarak, davanın kısmen kabulü ile 16.920,00 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.