MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2014 tarih ve 2011/556-2014/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilleri şirketin taşıma hizmetlerinden yararlanmak üzere sözleşme yaptığı müşterilerinden olduğunu, davalı tarafın 31.03.2010 ve 28.03.2011 tarihleri arasındaki hesap ekstrelerinde görülen 9.676,83 TL borcuna ödeme yapmaması üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/6613 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı yanın itirazının yersiz olduğunu iddia ederek, .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/6613 E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkilleri şirket arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, tarafların bu ticari ilişkiden doğan alacak ve borç kalemlerinin cari hesap şeklinde kayıt altına alındığını, müvekkilleri şirketin davacıdan aldığı hizmetlerin bedelini zamanında ve eksiksiz ödemiş olduğunu, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/6613 E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itirazının kabulüne, haksız ve kötü niyetli açılmış olan davanın reddine, davacı şirketin % 40 'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, celp olunan belge ve bilgiler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/6613 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 9.676,83 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmış olup, takibe konu faturaların davalının defterlerinde yer aldığı ve davacı tarafa borçlu olarak gözüktüğü, dolayısı ile faturalara konu hizmetin davacı tarafından yerine getirildiği, yapılan ödemeler ve mahsuplar düşüldükten sonra davalının davacı tarafa takip miktarı olan 9.676,83 TL miktar üzerinden borçlu olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı taşıma ücreti alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, takibe dayanak teşkil eden faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu kabul edilerek sonuca varılmıştır. Ancak, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve ek raporunda takibe dayanak bazı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı saptanmıştır. Bu nedenlerle, aksi yönde tüm faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy