MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2014 tarih ve 2014/268-2014/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin halka açık bir şirket olan ...San. A....nin ortağı olup, şirketin perakende şirketi olmasına rağmen kuruluşundan bu yana çok yüksek gayrimenkul yatırımları, arsa alımları yapan, alışveriş merkezi inşaatları bulunan bir şirket olduğunu, bilindiği kadarıyla 36 alışveriş merkezi ve pek çok değerli arsası bulunduğunu ancak, 20 yıldır gayrimenkullerini, büyük yatırımlarını ve buradan elde ettiği gelirlerini bilançosuna yansıtmadığını oysa, gayrimenkul piyasasının geliştiğini, fiyatların arttığını buna rağmen şirketin bilançolarında bu anlamda bir değişiklik olmamasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını ayrıca, milyarlarla ölçülen değerlerin, gayrimenkul yeniden değerleme değer artış fonunun öz kaynaklarda gösterilmiyor olmasının TTK'nın 515. maddesine de aykırı olduğunu ileri sürerek, şirketin aktifinde kayıtlı olup, öz sermayesinde gösterilmeyen tüm gayrimenkullere ilişkin gayrimenkul yeniden değerleme değer artış fonunun hesaplanarak şirketin güncel öz sermayesinin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 407. maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ilgililerin şirket işlerine ilişkin haklarını Genel Kurul'da kullanmaları gerektiği, her ne kadar dava öz sermaye tespiti olarak nitelendirilmiş ise de, aslında davacının TTK'nın 437. ve 438. maddelerinde hükme bağlandığı üzere şirketle ilgili bilgi alma ve inceleme ile özel denetim talep etme hakkını kullanmak istemiş olup, bu istemlerin pay sahibi tarafından Genel Kurul'dan talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.