MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2013/259-2015/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “...” kök ibareli markalarının müvekkili ile özdeşleştiğini, bu ibareli 183 adet tescilli markasının bulunduğunu, seri marka niteliğinde olduğunu, ... kök kelimesine ekli bu markaların 2000 yılından itibaren önce ... tarafından kullanılmaya başlandığını, yoğun reklam ve tanıtım kampanyaları ile “...”, “...”, “...”, “...” gibi markaların bilinir hale geldiğini, ülkenin her yerinde önce “...” sonraki yıllarda ise “...” markaları altında satış merkezleri kurduklarını, “...” ibaresinin korunduğu bilgi, tarife ve hizmet markalarının yaratıldığını ve müvekkili firma ile özdeşleştiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalı firmanın ... nezdinde kayıtlı 2003/10847 nolu "cepleödecell" ibareli, 2005/20663 nolu "... ..." ibareli, 2006/60487 nolu "..." ibareli, 2007/44066 nolu "..." ibareli ve 2007/44067 nolu "..." ibareli markalarının kullanılmadığını, davalının bu markaları kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli bu markaların tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davacının 10 yıldır sessiz kalmakla tüm yasal itiraz ve dava haklarını kaybettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm doya kapsamına göre, iptali istenilen markalarla ilgili dava tarihinden geriye 5 yıllık süre zarfında kullanım durumunu davalının kanıtlaması gerektiği halde bu hususta delil sunmamış olması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy