MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2014 tarih ve 2013/56-2014/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili adına 06, 12, 20, 21. sınıfta tescilli tescilli "..." markasıyla iltibas yaratacak şekilde davalı tarafından "..." markasının bu sınıflarla aynı ve benzer emtiada tescilli olduğunu, müvekkilinin markayı devraldığı eski sahipleriyle davalı şirketin ortakları arasında akrabalık bağı olduğunu, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalıya ait 2009/56503 nolu "..." markasının tescilli olduğu tüm mallar açısından markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin markayı aktif olarak kullandığını ve tanınır hale getirdiğini, alan adını tescil ettirmek için araştırma yaptıkları sırada alan adının başkası adına kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, bu alan adının davacının ... adlı sitesine yönlendirilmiş olduğu belirterek davanın reddini istemiş, aynı zamanda davacının müvekkil şirkete ait 2009/56503 tescil nolu "..." ibareli markasına tecavüzün tespiti meni ile 5.000 TL tazminatın davacı/karşı davalıdan alınmasına ve karşı davalı adına kayıtlı internet sitesinin müvekkili adına tescil edilerek hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının markayı devir yoluyla aldığı, önceki sahiplerinin ... soyisimli aile bireylerinin oluşturduğu .... olduğu, davalı şirketin şu anki sahiplerinden ...'un ... markası sahibi ... firmasının önceki ortaklarından olduğu, bu durumda davalı şirketin dava konusu "'..." markasını kılavuz sözcük olarak kullanamayacağını bildiği ya da en azından bilmesi gerektiği, taraf markalarının benzer emtialarda tescilli olduğu, müşteriler tarafından tescilli markaların aynı kaynağa atfedilebileceği; birleşen dava yönünden, alan adının ... adına
kayıtlı olduğu, alan adını aslında davacı-karşı davalı şirket adına tescil ettirdiğini, kendisinin tamamen muvazaalı olarak bu alan adının sahibi sıfatını haiz bulunduğunu ortaya koyan yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile davalının 21 ve 24 sınıflarda tescilli 2009 56503 tescil nolu 27.10.2010 tescil tarihli markasının davacı adına tescilli ... markasına iltibas yaratarak karıştırılma ihtimali doğurması nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karşı davada davacı .... tarafından davalı aleyhine açılan marka tecavüzün tespiti, refi ve manevi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy