MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2011
NUMARASI : 2010/20-2011/28
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/02/2011 tarih ve 2010/20-2011/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1980 yılından bu yana “R..” markasını hazır giyim ve tekstil sektöründe tescilli olarak kullandığını ve markasının tanınmış marka olduğunu, 209819 no'lu “R.. R....” markasının 18, 24 ve 25, 98000009 no'lu “R...” markasının 18, 24 ve 25, 97013323 no'lu “R...” markasının 24 ve 25, 200113995 nolu “R....” markasının 25 ve 26, 200001099 no'lu “R...” markasının 35, 40, 42, 89/009030 no'lu “R..... Y.....” markasının 03, 09, 11, 18, 20, 21, 24, 25, 27, 28 ve 34. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkiline ait “R...” ibaresinin kullanımla ayırt edicilik kazandığını, markaların ilk olarak 1997 yılında tescil edildiğini, davalı Ramazan'ın 08/05/2008 tarihinde 2008/31216 no'lu “P......” ibareli marka başvurusuna, başvurunun müvekkili markası ile büyük benzerlik göstermesi nedeniyle itiraz edildiğini ancak, itirazın reddedildiğini oysa, markaların açıkça iltibasa yol açabilecek kadar benzer olduğunu, orta düzey tüketicilerin, ayrı iki işletme bilincinde olsalar dahi, finansal ya da ticari etkisi olduğu düşüncesine varabileceğinin açık olduğunu, “P.....” markası ile müvekkili markalarının aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, “R.....” ibaresinin gizlenerek, aynı emtia dâhilinde fiili kullanımda öne çıkarılarak kullanılmasının fonetik benzerlik ve emtianın satışı itibariyle “R....” isminden faydalanmayı esas alacağını, bu durumun hukuki güvenliği sarsıcı ve haksız rekabete mahal verecek uygulamaların önünü açacağını ileri sürerek, ... ... kararının iptalini, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava edilmiştir.
Davalı ...vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait 2008/31216 no’lu “P....” markası ile davacıya ait 209819 no’lu “R.. R...”, 98/000009 no’lu “R...”, 97/013323 no’lu “R...”, 2001/13995 no’lu “R....”, 2000/01099 no’lu “R....” ,“114836” no’lu “R..... Y.....” markaları arasında mal-hizmet bakımından ayniyet bulunmasına rağmen, marka ve işaretler arasında iltibas yaratacak türden benzerlik bulunmadığı tespit edildiğinden, davalı başvurusunun tescilinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında tescil engelinin bulunmadığı, davalı tarafa ait marka kapsamında yer alan tüm emtiaların davacı markaları kapsamı ile aralarında ayniyetin bulunduğu, davalı marka kapsamında farklılığına kanaat getirilmiş herhangi bir hizmet ve/veya ürünün bulunmaması nedeniyle davacı markalarının tanınmış olup olmadığı hususu ile ilgili olarak değerlendirme yapmaya gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy