MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2014 tarih ve 2014/444-2014/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalı tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi gereğince reddedildiğini, red kararına mesnet olarak gösterilen 2009/36409 sayılı “...” ibareli marka ile müvekkili başvurusunun birbirine benzemediğini, ... YİDK’ya yapılan itirazlarının da reddedildiğini ileri sürerek, ... YİDK'nın davacıya ait başvurunun reddini içeren kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu başvurunun reddine dayanak markanın “...” ibaresinden oluşan bir kelime markası olduğu, dava konusu başvurunun ise kelime, şekil ve renk unsurlarından meydana gelen karma marka niteliğindeki “...” işaretinden oluştuğu, bu durumda uyuşmazlık konusu işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında aynı olmadıkları gerekçesiyle ... YİDK'nın 14/02/2012 tarih 2012/M-386 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.