MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2014 tarih ve 2012/172-2014/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin davalı tarafından kötü niyetli olarak ele geçirildiğini ve imzasının taklit edilmek suretiyle ciro silsilesinin tamamlanarak takibe konulduğunu ileri sürerek elinden rızası olmadan çıkan çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, çekteki imzaların sahte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davacının, dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu ve davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu yazılı delille ispatlayamadığı, davacının imzası ile çekteki imzanın açıkça farklı olduğu ancak bunun davalının aradaki ciro silsilesi sebebiyle kötü niyetli olduğu, çeke bağlı bir hakkının ve çekin yetkili hamili olup olmadığını kanıtlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/349 esas sayılı dosyasında davalı hakkında davacı tarafından rıza hilafına ele geçirilen senedin sahte ciro ile işleme konulması iddiasıyla şikayette bulunulduğu, soruşturma evrakının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi (6102 sayılı TTK 792) uyarınca hamilin çeki iktisabında kötü niyetli olduğu veya ağır bir kusuru bulunduğu takdirde istirdada karar verilebilir. Hamilin kötü niyetle iktisabı veya ağır bir kusuru bulunduğu her türlü delille ispat edilebilir. Mahkemenin bu hususun yazılı delille ispatı gerektiği yönündeki değerlendirmesi yerinde olmadığı gibi davalı hakkındaki soruşturma dosyasının beklenmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy