MAHKEMESİ: 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2014
NUMARASI: 2013/46-2014/188
Taraflar arasında görülen davada 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2014 gün ve 2013/46-2014/188 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/01/2015 gün ve 2014/12742-2015/616 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Şirket ile dava dışı Bosch San. ve Tic. A.Ş. arasında sigorta sözleşmesi imzalandığını, davalı Şirketin, dava dışı dava dışı Bosch San. ve Tic. A.Ş'ye ait emtiaların taşınması işini üstlendiğini, emtiaların teslim alınması sırasında hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigorta poliçesinden doğan yükümlülüğü nedeniyle, Bosch San. ve Tic. A.Ş'nin uğradığı 9.255,58 Euro zararın müvekkilince karşıladığını, TTK'nın 1301. maddesi uyarınca müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen zarar bedelinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile arasındaki taşıma sözleşmesinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirdiğini, dava konusu hasarın taşımanın hangi aşamasında oluştuğunun belli olmadığını, bu hususun uygulanacak hukuk kurallarının tespiti, sorumluluğun kime ait olduğunun ve sorumlu olunacak miktarın tespiti açısından da önemli olduğunu, somut olaya Varşova Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının, sigortalısının mal bedelini ödediğini ve malın sağlam teslim edilememesinden dolayı zarara uğradığını ispatlaması gerektiğini, taşıma işinden kaynaklanan davalarda zaman aşımı süresinin emtiaların alıcısına teslimi ile başladığını, bu nedenle alacağın zaman aşımına uğradığını ayrıca, müvekkilinin IATA acente belgesine sahip olup bu belge ile uluslararası kurallar çerçevesinde taşıma işi ile iştigal ettiğini, IATA acentelerinin kendilerine yetki vermiş olan havayolu işletmelerini temsilen hareket ettiklerini, bu durumda davanın doğrudan davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığını bu haliyle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Varşova Konvansiyonu'nun 22/b maddesi gereği taşıyıcının sorumluğunun kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.