MAHKEMESİ: .............MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2014
Taraflar arasında görülen davada ............. Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2013/99-2014/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirket adına tescilli 95/014606 başvuru sayılı ....... ibareli markanın bulunduğunu, yapılan araştırmada bu markanın davalı şirket tarafından markasının tescil kapsamındaki 9. ve 16. sınıftaki mallar yönünden fiilen 5 yıldır kullanılmadığının tespit edildiğini, bu halin hükümsüzlük nedeni oluşturduğunu, bu nedenle söz konusu markanın 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, nitekim müvekkilinin "İLKADIM" ibaresini kullanmak için yaptığı marka başvurularının hükümsüzlüğü istenen marka yüzünden reddedilmiş olduğunu, ileri sürerek anılan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin markayı ........... kreş/anaokulu faaliyetleri kapsamında aktif ve marufiyet derecesinde kullanıma konu ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin hususiyetle eğitim-öğretim sektöründe faaliyet gösterdiği, “ilkadım” markasının eğitim-öğretim sektöründe kullanımının kesintiye uğramaksızın devam ettiği, ancak tescil kapsamındaki “her çeşit eğitim-öğretim aracı, kitap, dergi, eğitim-öğretim programları içeren bilgisayar disketleri” bakımından herhangi bir kullanımın bulunmadığı, davalı şirketin “ilkadım” ibaresini taşıyan gazete, bülten adı altındaki etkinliklerinin ilan, teşekkür yazısı ve davetiye niteliğinde olduğu, bu belgelerin dava konusu marka kapsamındaki 9. ve 16. sınıfta yer alan emtialarla bir ilgisinin bulunmadığı, bu haliyle davalı tarafça markanın kapsamında yer alan herhangi bir mal yönünden ciddi bir kullanımın bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 2013/147E- 2014/75K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy