MAHKEMESİ : İ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2015 tarih ve 2013/126-2015/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''...'' markasını 18.08.2012 tarihinde... nezdinde tescil ettirdiğini, söz konusu markanın tüketici nezdinde de tanınmış olduğunu, davalı şirketin www...... sitesinde müvekkilinin markasıyla birebir benzer ve ayırdedilemez nitelikte "..." markasını kullandığının tespit edildiğini, davalı eylemlerinin tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, malların toplatılmasına ve ilanına; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, tescil başvurularının davacı markası nedeniyle reddedildiğini, bilahare değişiklik yapılarak ... olarak tescil başvurusu yapıldığını, ve buna göre iç ve dış mekan değişikliği yaptıklarını, tecavüz sayılan fiillere yönelik faaliyette bulunmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının dava tarihi itibariyle "..." ibaresini kullanmış olduğu, marka tescil başvurusu red ile sonuçlanmasından sonra "...." ibaresinin başına "..." kısaltmasını eklemiş olsa da , kullanım halinde ön plana çıkartılmış olan "..." ibaresinin olduğu, sonunda yer alan "... r" ibaresinin iştigal alanını ifade etmekte olduğu, belirtilen kısaltmasının ise "... ..." baş harflerinden oluşan kısaltma niteliği ve arka planda kalır şekilde kullanımı nedeni ile davacı markası ile oluşan benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, davalının kullanımı davacı markası ile oluşmuş olan benzerlik, hizmetlerin aynılığı ve aynı tüketici kitlesine hitap etmeleri nedeni ile çağrıştırma ve bağlantı kurma suretiyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline ve dolayısı ile davacı marka hakkına tecavüze yol açabileceği, dava konusu edilen "www......tr" alan adının kullanımdan kaldırıldığı, başka bir siteyi link verildiği ancak, alan adı yönlendirilmesinin ticari etki oluşturacak şekilde olduğu, davacı markasının tescilli bulunduğu aynı hizmet sınıfında kullanımın söz konusu olduğu gerekçesiyle davalı eylemlerinin davacı tarafın tescilli marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, her ne kadar bilirkişilerce maddi bir zararın olmadığı belirlenmiş ise de, davalının kusuru nedeni ile genel hükümlere göre davacının gelir kaybı için 5.000,00 TL maddi tazminata, tarafların ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş şekline göre 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 05.10.2015 havale tarihli ek temyiz layihasının süresinden sonra verilmiş olmasına ve ayrıca 556 sayılı KHK'nın 44/2-a maddesi uyarınca, hükümsüzlük kararı verilecek olsa bile hükümsüzlük anına kadar markaya tecavüz sebebiyle verilipte kesinleşen ve uygulanan kararları etkilemeyeceğinden, karardan sonra açılan hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesine gerek olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,32 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy