MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2014 tarih ve 2013/20-2014/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile asıl davalı ... ve birleşen davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin "..." markasının 29/09/2006 tarihinden itibaren tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin yıllardır ...-... arasında bulunan ... köprüsü yakınlarında meşhur "..." adı altında müşterilerine hizmet verdiğini, davalının tabelalarına "..." markasını yazarak iltibasa neden olduğunu ileri sürerek davalının müvekkiline ait markaya yaptığı müdahalenin menini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davalı ... ve birleşen davalı ... vekili, müvekkillerinin ... yöresinde 1981 yılından 1997 yılına kadar kendi imal ettikleri kavurmalarını sattıklarını, 1999 yılında ... iline ailecek geldiklerini, müvekkillerinin açtıkları işletmelerine doğup büyüdükleri yörenin ismini verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacı adına tescilli "..." ibaresi ile müvekkil şirketin ismi arasında bir bağlantı olmadığını, müvekkil şirketin işletmesinin isminin... kavurma, çorba ve kahvaltı olarak tabelada açıkça yazdığını, davacının işletmesinin logosu ile müvekkil şirketin işletmesinde logolar arasında herhangi bir benzerliğin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli “...” ve "...+ŞEKİL" markaları ile davalıların kullanımının karıştırılma ihtimali yarattığı, "..." ibaresinin taraflarca aynı şekilde lokantacılık hizmetlerinde kullanıldığı, söz konusu kullanım için davalıların davacıdan izin almadığı bu haliyle asıl davalı ve birleşen davalıların "..." ibaresini kullanmalarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu ayrıca tarafların yöresel hizmet veriyor olmaları nedeni ile davalıların ilgili markayı kullanmalarının davacıya maddi zarar doğurmayacağı gerekçesiyle her bir dosya için ayrı ayrı "..." markasına yönelik müdahalelerinin menine, maddi tazminat talebinin reddine ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile asıl davalı ... ve birleşen davalı... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak asıl ve birleşen davalar, markaya müdahalenin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davalarda müdahalenin menine ayrıca maddi tazminat talebinin reddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ise asıl ve birleşen davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, maddi tazminat yönünden marka sahibi davacının uğradığı zararını 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki seçeneklerden hangisine dayandırdığı açıklattırılmak suretiyle davacının tercihine göre, anılan düzenlemede yer alan hükümler dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı maddi tazminat talebinin reddedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 461,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy