MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/1271-2014/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, davalı adına borcu üstlenen TMSF vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.10.1999 ve 01.11.1999 tarihlerinde ... hesabına yatırmak istediği paraların davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off shore hesaba aktarıldığını ancak, paranın anılan hesaba gönderilmeyip, davalı banka içinde kaldığını ileri sürerek, 7.050,00 TL'nin 11.10.1999, 11.000,00 TL'nin 01.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca faiziyle, 4.000,00 TL manevi tazminatın ise, 01.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/1 maddesi uyarınca faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili ile davalı adına borcu üstlenen TMSF vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Fer'i müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bankanın mudisi olarak zarara uğratıldığı, TMSF'nin borcu üstlenmiş olmasının davalı bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle, davanın maddi tazminat talebi yönünden her iki davalı için kabulü ile, 7.050,00 TL'nin 11.10.1999, 11.000,00 TL'nin 01.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca faiziyle birlikte davalı ... ve borcu üstlenen davalı TMSF'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin ise, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir eylemin varlığı sabit olmadığı ve iddialarının malvarlığı değerlerine ilişkin bulunup, kişilik hakları ile ilgili olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, davalı adına borcu üstlenen TMSF vekili ile fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil ... vekilinin 21.11.2014 ve 27.11.2014 havale tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçelerinin, süresinde olmadığı, temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davalı adına borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ... A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ...bank A.Ş. (sonraki unvanı...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen ... A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı banka ile TMSF'nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ile davalı adına borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ile davalı adına borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan ''...ilk gider 332,50 TL.. '' ibaresinin çıkartılması ve yine aynı bentte yer alan ''...1.546,45 TL...'' ibaresinin çıkarılıp, yerine '' 1.471,00 TL ...'' ibaresinin eklenilmek sureti ile kararın davalı... A.Ş. ile davalı adına borcu üstlenen TMSF yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının fer'i müdahil ...'tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy