MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Mahkemesi'nce verilen 10/12/2013 gün ve 2009/920 - 2013/1738 sayılı kararı onayan Daire'nin 09/02/2015 gün ve 2014/16574 - 2015/1465 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında 18/11/1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ve aynı tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların dava konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 90.332,94 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri, davaya konu kredi sözleşmelerinin sahte olduğunu savunarak, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy