MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2012 gün ve 2012/230-2012/192 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/09/2014 gün ve 2013/6333-2014/13605 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, yaptığı araştırma geliştirme çalışmaları sonunda "imatinib mesilat" etken maddesi ve "Glivec" adlı ilaç için EPO'dan patent aldığını, Avrupa patentinin, tercümeleri sunulmak suretiyle ... tarafından da patent belgesi ile koruma altına alındığını, patente EPO nezdinde itiraz edildiği, yapılan değerlendirmelerden sonra tüm itirazların reddedildiğini, ilaç üretimi ve satışı ile uğraşan dava dışı... Ltd. Şti.'nin, Avrupa Patentine EPO nezdinde itiraz etme hakkına sahip iken Türkiye'deki karşılığı olan TR 2007/... sayılı patentin hükümsüzlüğü için dava açtığını, davalıların bu dava kapsamında bilirkişi olarak atandıklarını, düzendikleri rapor ve ek raporlarda gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, bu durumu ortaya çıkaran itirazların reddine yönelik Avrupa Patent Ofisi İtiraz Kurulu kararını ve bu kararda yer alan bilimsel tespitleri keyfi olarak dikkate almadıklarını, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinin hazırlanması için müvekkilinin teknik uzmanlardan danışmanlık hizmeti aldığını, görevli avukatlara saat başı ücret ödediğini ve kendi uzmanlarını çalıştırdığını, bu giderlere lüzumsuz yere katlanmak zorunda kaldığını, bilirkişilerin gerçeğe aykırı raporlarının mahkeme tarafından hükme esas alınması halinde devlete karşı dava açılabileceğini, ancak raporun hükme esas alınmaması halinde zarardan devletin sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, davalıların hükümsüzlük davası kapsamında bilirkişi raporu düzenlediklerinin, raporlarda gerçeği aykırı beyanda bulunduklarının, görevlerini ihlal ve ihmal ettiklerinin, müvekkilinin zarara uğradığının, bu zararın miktarının tespitini ve şimdilik 50.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gerekçe ilave edilerek onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy