MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2015 tarih ve 2011/729-2015/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka nezdindeki internet bankacılığı hesabına 23.09.2010 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce girildiğini ve hesaptaki 3.350,00 TL’nin müvekkilince tanınmayan kişilerin hesabına havale edildiğini, bu işlemden hemen önce müvekkilinin cep telefonu hattının sahte vekaletname düzenlenmek suretiyle yedek sim kart çıkartılarak iptal edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin hesabından havale edilen paradan yeterli güvenlik önlemi almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 3.350,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya internet bankacılığıyla ilgili gerekli uyarıların yapıldığını, tüm işlemlerin kullanıcı adı, parola ve şifre bilgilerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini, davacının ağır kusuruyla şifresinin üçüncü kişilere ulaşmasına sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının internet bankacılığı hesabına rızası dışında profesyonel dolandırıcılık çetesi tarafından girildiğinin anlaşıldığı, bu olay neticesinde gerçekleşen bankacılık işlemlerinden davacı müşterinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.350,00 TL’nin 23/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 168,83 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.