MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2014 tarih ve 2014/101-2014/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... nezdinde tescilli 2013/03608 no' lu tasarım tescil belgesinin bulunduğunu, davalı tarafın ise bu tasarıma konu ürünlerin çok benzerlerini üreterek satışa sunduğunu, böylece müvekkilinin haklarına tecavüz ettiğini" iddia ile davalının fiillerinin, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasını, önlenmesini, ürünlere ve üretim araçlarına el konulmasını, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın herhangi bir kumaş numunesi ibraz etmediğini, dayandığı tasarımın ne olduğunun tam olarak görülemediğini, müvekkilinin herhangi bir üretim yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sırasında davacı vekili 08/11/2014 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, feragat beyanının yargılamayı sona erdiren bir usul işlemi olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi - manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 6. maddesi uyarınca anlaşmazlığın feragat nedeniyle sona ermesi halinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına ilgili tarife hükümleri uyarınca hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “ karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden 1.200 TL, manevi tazminat yönünden 1.200 TL olmak üzere toplam 2.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.