MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2013/243-2014/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturan, "... ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2011/8511 no'lu, "...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itiraz ettiğini ancak, itirazın reddedildiğini oysa, davalı başvurusunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibas yaratacağını, markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibarına zarar vereceğini ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek, ...'nın 2013/M-4831 sayılı kararının iptalini, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı markaları ve ticaret unvanı bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların orta düzeyde ayırt ediciliği olan "..." unsurunu paylaştıklarından, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılması gerektiği, taraf işaret ve markalarında örtüşmeyen bileşen olan ".." ilavesinin davacı markaları ile herhangi bir benzerliğinin bulunmadığı, aksine tümüyle farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.