MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/12/2014 tarih ve 2014/480-2014/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “...” asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının “... + şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacılar tarafından yapılan itirazın önce ...nce nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun davacılara ait “...” ibareli markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların kapsamlarında aynı ürünlerin yer aldığını, davacı markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek; dava konusu ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, başvurunun davacılara ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının 2000/16070 sayılı aynı mal ve işaret için tescilli markasının olduğunu ve kazanılmış hak oluşturacağını, markasını 1999 yılından itibaren de fiilen kullanıldığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, daha öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde dairemizce davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek “Her ne kadar mahkemece dava konusu işaretlerin benzer olmadığı görüşü benimsenmiş ise de; Dairemizin 02/12/2008 tarihli 2007/10373 E. 2008/13740 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere dava konusu işaretlerin baskın unsuru “...” kelimesinden oluşmaktadır. Bu durumda da işaretler arasında işaretleri taşıyan ürünlerin ortalama tüketici nezdinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu yoldaki görüşüne itibar edilemez. Ancak, davalının daha önce başvuru konusu “maden suları, kaynak suları, sofra suları ve soda” emtiası ile benzer emtiayı kapsayan 2000/16070 sayılı tescilli markası bulunmakta olup, söz konusu markayı oluşturan asli unsurları değiştirilmeksizin uyuşmazlık konusu 2009/07939 sayılı marka başvurusunda da bu unsurların yer alması nedeniyle, az önce belirtilen emtialar bakımından davalının kazanılmış hakkı bulunduğuna ilişkin mahkemenin görüşü yerindedir. Ne var ki, dava konusu 2009/07939 sayılı başvuruda yukarıda sayılan emtia dışında bulunan “biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar, tonikler, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” ürünleri bakımından ise davalı şirketin herhangi bir kazanılmış hakkı bulunmadığının gözetilmemesi doğru görülmemiştir” şeklindeki gerekçeyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu, uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçeler uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle ... ... tarafından verilen 2011-M-919 sayılı kararın başvuru kapsamındaki “biralar, bira yapımında kullanılan preparatlar, tonikler, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” yönünden kısmen iptaline, bu emtealar yönünden davalı şirket adına tescilli 2009/07939 sayılı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, gerekçeli kararın 3. sayfasında yer alan çelişkili hususların maddi hatadan kaynaklandığı ve sonucu etkili olmadığının, mahkemece uyulan bozma ilamına uygun karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı ... vekili ile davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy