MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/01/2013 tarih ve 2012/95-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “...” ibaresinin marka olarak tescili için ...'ye başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “...”, “...” markalarıyla karışıklığa yol açacağı, markanın itibarından haksız olarak yararlanacağı ve markanın itibarını zedeleyeceği gerekçeleriyle, davalı şirketin başvurusuna itiraz etmelerine karşın, itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, ...'nın itirazın reddine dair kararının iptali ile davalının marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının itiraz aşamasında ileri sürmediği markaları, dava sırasında ileri sürdüğü, müvekkilince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı .... vekili, markaların benzer olmadığı gibi davacıların markalarının tanınmış olmadığını, taraf markalarının tamamen farklı mal ve hizmet grupları için tescilli olduğunu ve iltibasa yol açmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacının markaları ile davaya konu başvuruyu oluşturan işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bağlantı ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...'nın 2007-M-3950 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 2005/10811 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.