MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2016 tarih ve 2014/484-2016/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile ... arasında 15/10/2010 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme gereğince görevi "Genel Müdür" olarak belirlenen üst düzey çalışan konumundaki davalının sözleşmede belirlenen yükümlülüklerine uygun davranmadığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin gizlilik, ayartma ve rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerinin davalı tarafça ihlal edildiğini, sözleşmede öngörülen 1 yıllık süre dolmadan başka bir işyerinde kurucu ortak olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın tüm faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... 12.İş Mahkemesi'nin 2011/172 E sayılı kararı ile feshin haksız olduğuna karar verildiğini, davacının fesih bildiriminde bulunmadığını ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı kaydının emredici hükümlere aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı firmada çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür zarara uğradığının ispat edilemediği, davalının başka şirkette hiçbir görevde çalışmamasının bir rekabet etmeme koşulu değil kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan hükmün geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 352/2 uyarınca davacının davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.