MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/04/2016 tarih ve 2016/363-2016/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan güncel ve ek hesabından davalı ...'ın IP adresi üzerinden, diğer davalı ... hesabına havale işlemi gerçekleştirildiğini ileri sürerek, 6.800 TL'nin davalılardan tahsilini dava etmiş; ilk celse alınan imzalı beyanında husumetin sehven davalı bankaya yöneltildiğini, hesabın bulunduğu Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. aleyhine açtıkları davanın bu dava ile birleştirilmesini talep etmiş; birleşen davada ise anılan tutarın davalı ... ve Kredi Bankası A.Ş'den tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı Vakıfbank vekili, davanın husumetten reddini talep etmiş, davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... ise yargılamaya katılmamıştır.
Birleşen davada davalı banka vekili; müvekkilinin gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının hesabının ve şifrelerinin güvenliğini sağlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ... hakkında ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, davalı ... hakkında kesinleşen beraat kararı bulunduğu, anılan bu davalıların kusurlu olmadıkları, davacı tarafça Vakıfbank A.Ş.ye sehven husumet yöneltildiğinin beyan edildiği gerekçesiyle asıl davada; Vakıfbank A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın reddine; birleşen davada davanın kabulü ile 6.800 TL'nin olay tarihi olan 27/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, internet bankacılığı işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin 297. ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Somut olayda, asıl davada, davalılar hakkında gerekçesi açıklanarak bir hüküm kurulmuş olmakla birlikte, birleşen davada davalı ...Ş. yönünden gerekçesi açıklanmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan birleşen davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy