MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2016 tarih ve 2014/1587-2016/532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ... Gıda Tic. Ltd. Şirketinin %50 hisseli ortakları olduklarını, davalı ortağın şirket adına yapılan satıştan elde edilen ve şirket hesabına aktarması gereken 45.206 TL’yi şahsi hesabına geçirdiğini ileri sürerek bu bedelin şirket hesabına aktarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirkete 02.08.2013 tarihinde ortak olduğunu, şirkete ait hesabın bu ortaklıktan önceye dayandığını, dava dışı firmaya yapılan satışların ortaklıktan önce olduğunu, yapılan tahsilatların şirketin kredi borcunu kapatmak için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafça dava dışı BİM firmasına satış yapıldığı, 45.206,16 TL tahsil edildiği, tahsil eden bu parayı şirket hesabına aktarmadığı, kendi hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Davalı şirket müdürünün, şirket hesabından şahsi hesabına para aktardığı iddiasıyla açılan davada, davalı kendi hesabına aktarılan paranın şirket işlerinde kullanıldığı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda ispat yükünün davalıda olduğu dikkate alınarak, şirket adına kullanılan krediye ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili bankadan celbi, keza dava dışı şirkete ait ticari defterlerin HMK’nin 219 vd. maddeleri çerçevesinde ibrazının sağlanması ve bilirkişi marifetiyle incelenmesi suretiyle davalının savunmasının tahkiki; dava dışı şirkete ait olup, davalının hesabına aktarılan 45.206,16 TL’nin gerçekten de şirketin borcunun kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığı hususunun araştırılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy