MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/06/2016 tarih ve 2015/305-2016/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 6 km'lik taşıma konulu ihaleyi kazandığını, davalı ile yapılan sözleşme sonrasında güzergahta yapılan yol çalışması sebebiyle hattın uzunluğunun 8 km'ye çıktığını, fazla yol yapması sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 7.261,08 TL'ye yükseltmiş, son celse KDV'nin %8 hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, 6.645,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 26.11.2010 tarihinde bu durumdan haberdar olduğunu, davacının hattı bilerek sözleşmeyi imzaladığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının dava dilekçesinde talebini 8 km ile sınırlandırmış olduğu, ıslah edilen tutar üzerinden karar verilmesinin talep aşımı niteliğinde olacağı, davanın tarafları arasında 2010-2011 eğitim-öğretim yılı kapsamında öğrenci taşımacılığına ilişkin sözleşme yapıldığı ve işbu sözleşmede kararlaştırılandan taleple bağlı kalınarak 2 km daha fazla yolun kat edildiği, bu nedenle davalı kurumun haksız ve sebepsiz yere zenginleşmesine karşılık davacı yüklenicinin fakirleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 5.661,47 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde öngörülen mesafenin artması sebebiyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taşımanın yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nin 767/1 hükmü “Haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar” şeklinde düzenlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde de ''Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir. Zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanununa tâbidir.'' yasal düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalı ..., yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak bir karar verilmemiştir. Bu durumda, mahkemece ilgili Yasa hükümleri gözetilerek davalının zamanaşımı defi hususunda bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmeksizin davanın esasına girilmesi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.