MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/33-2014/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankada, sahte belgelerle müvekkili adına hesap açıldığını, bu hesabın dolandırıcılık amacıyla kullanıldığını, bunun üzerine ceza soruşturmasına maruz tutulan müvekkilinin 05.01.2008 ila 08.01.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, bankaya ibraz edilen nüfus cüzdanının sahte olduğu anlaşılınca müvekkilinin beraat ettiğini, ayrıca 03.03.2008 tarihinde işinden ayrılmak zorunda kaldığını, ancak 27.10.2008 tarihinde yeni bir işe girebildiğini, kimlik belgelerini sahtelik yönünden denetlemeyen bankanın sahte belgelerle hesap açması nedeniyle özen yükümüne aykırı davrandığını ileri sürerek 7.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesap açtıran kişinin ibraz ettiği kimlik aslının kontrol edilerek fotokopisinin alındığını, davacıya ait kimlik ile müvekkiline sunulan kimliğin sadece verilme yerinin farklı olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ibraz edilen nüfus cüzdanının sahteliğinin nüfus müdürlüğüne sorulmadan anlaşılamayacağı, göz kontrolü ile sahte olduğunun tespit edilemeyeceği, bankanın alması gereken belgeleri hesap açtıran kişiden temin ettiği, bu yönden bankaya bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.