MAHKEMESİ: SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2016 tarih ve 2015/93-2016/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hazır giyim piyasasında özgün tasarımlar oluşturarak bu tasarımları adına tescil ettirip ürünlerinde kullandığını, müvekkili şirket adına tescilli... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden 2 nolu endüstriyel tasarımının davalı tarafından yoğun olarak taklit edilip üretilerek internet alışveriş sitelerinde satışa sunulduğunu, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimine, aksi halde taklit ürünlerin imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, tasarım yapan bir firma olmadıklarını, piyasada toptancı olarak tabir edilen firmalardan üretmiş oldukları ürünleri toptan alıp satışını yaptıklarını, teknik açıdan incelendiğinde ürünlerin farklı olduğunun anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının davacının tasarım hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesi ve durdurulmasına, tecavüze konu taklit ürünlere el konularak imhasına, 1.800,30 TL maddi tazminatın tespit tarihi 06/01/2015 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, takdiren belirlenen 2.000 TL manevi tazminatın 06/01/2015 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının eylemlerinin davacının endüstriyel tasarım hakkına tecavüz oluşturmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece, davalının davacıya ait endüstriyel tasarım hakkına tecavüzünün önlenmesine, durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konularak imhasına ve maddi manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizin 19.12.2013 tarih, 2013/8889 Esas, 2013/23302 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 554 sayılı KHK 49/c bendine göre, tasarımdan doğan hakları tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibi tecavüzün giderilmesini ve maddi-manevi zararının tazminini talep edebilir.
Ancak, aynı KHK’nın 50. maddesine göre de, tecavüz fiilini işleyenin kusurlu olması halinde tasarım hakkı sahibinin zararının tazminine karar verilebilecektir. Bu nedenle, davalının kusurlu sayılması için satış eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu bilmesi ya da bilebilecek durumda olması gerekir. Oysa, somut uyuşmazlıkta perakende olarak davalı tarafından satışa sunulan pardesü ürünlerinin sıkça üretildiği ve satışa arzedilirken tasarımı hususunda kendisinden özel bir ihtimam göstermesi beklenilemeyecek (C.Suluk, A.Orhan, Uygulamalı Fikri Mülkiyet Hukuku, Cilt 3, Tasarımlar, sayfa 463) nitelikte olduğu gözetildiğinde, perakende satıcı olan davalının bu ürünlerin davacıya ait tasarımlar olduğu hususunu bildiğinin ya da bilmesi gerektiğinin kabulü mümkün olamayacağından tecavüz eyleminde kusuru bulunmadığının kabulü ile davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde maddi-manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy