MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2016 tarih ve 2015/82-2016/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı adına TPE nezdinde 2011/75424 sayı ile tescilli “...TAKSİ+şekil" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nin 7. maddesi kapsamında tescil edilemeyeceğini, zira tescilli olduğu 39. sınıf bakımından tür ve cins belirtiğini, “...” ibaresinin de bir coğrafi yeri işaret ettiğini, ayrıca dava konusu markanın 23/09/2011 tarihinde tescil için başvurulduğunu, oysa müvekkillerinin sahibi olduğu durağın 24/06/2011 tarihli UKOME kararı ile “... Taksi Durağı” ismini aldığını, bu bakımdan müvekkillerin öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın taksi durağının yetkilendirilmesi ve kurulumu aşamasında "... Taksi Durağı" olarak tanımlandığını, davalıların bu ibare bakımından öncelik hakkının bulunmadığını, tescil engelinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda "..." ibaresi davacı adına 39.sınıf:"Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri" için tescilli olduğu, söz konusu hizmetler açısından "...” ibaresinin bir kalite veya nitelik belirtme işlevi bulunmadığı, tarafların dosyaya sunmuş olduğu deliller KHK 8/3 maddesi kapsamında, kullanımla kazanılmış bir öncelik hakkından söz edilebilmesi açısından oldukça yetersiz olduğu, her iki tarafın da KHK 8/3. maddesi uyarınca öncelik hakkını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosyada mevcut 24/06/2011 tarihli UKOME kararı ile dava konusu ibare ile Nilüfer İlçesi, Sakarya Mahallesi, Bahriye Üçok Caddesi üzerinde taksi durağı tahsis edilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesi uyarınca “Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar, tescil edilemez” hükmünü haizdir. Uyuşmazlık konusu ibare yukarıda bahsi geçen UKOME kararı ile bir bölgede taksicilik yapan esnafa tahsis edildiğine göre, sonraki tarihte bu ibarenin davalı tarafından gerçekleştirilen tescilinin aynı KHK'nın 7/1-d ve 42. maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebi oluşturduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki -1- nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, -2- nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.