MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/137-2015/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... A.Ş. ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin biriktirdiği parasını ...'nin ... Şubesinde ... hesabına yatırdığını, davalı bankanın 22.12.1999 tarihinde TSMF'ye devredildiğini, bu tarihten sonra kendisine faiz ödemesi yapılmadığı gibi hesaptaki paranın da iade edilmediğini, para yatırılırken davalı banka ile dava dışı KKTC'deki ... arasında organik bağ bulunduğu izleniminin verildiğini, yapılan işlemlerde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, tam tersine hileli iş ve işlemler yapıldığını ileri sürerek, 111.370,53 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 146.602,08 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının parasını mevduatın güvenceden yoksunluğu konusunda yeterince aydınlatılmaması nedeniyle ... Bankasına ulaştırılmak üzere .... ... Şubesine yatırdığı, bu şekilde yatırılan mevduatlarla ilgili olarak kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre paranın ... Bankasına ulaşmayıp .... bünyesinde kanuna aykırı olarak kullanıldığı, davanın ıslah edildiği, ancak dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, kısmi dava açılmadığı, bu nedenle ıslah talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 111.370,53 TL'nin 14.04.2010 dava tarihinden itibaren 25.000 TL tutarındaki asıl alacak kısmına uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ...-İflas İdaresi hakkındaki dava geleceğe bırakıldığından, bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... A....ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... A.Ş. ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar ... A.Ş. ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ......ye iadesine, temyiz eden ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy