MAHKEMESİ : 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2015 tarih ve 2013/219-2015/123 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/01/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "..." adlı televizyon dizisinin öykü ve senaryosunun müvekkiline ait olduğunu, dizinin son bölümünde müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın yapımcı davalı tarafından değişiklikler yapıldğını, yapımcı taarfından yapılan değişikliklerin eserin hususiyetini ve bütünlüğünü bozacak ve müvekkilinin itibarını zedeleyecek nitelikte olduğunu, davalının eyleminin FSEK 16. maddede yazılı manevi hakkı ihlal ettiğini ileri sürerek, manevi haklara tecavüzün tespitini, 100.000 TL manevi tazminatın 18.06.2013 tarihinden itibaren ticarit reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu dizinin final sahnesinin senaryoya uygun olarak çekildiğini, davacının tek başına dava açma hakkı olmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu dizinin final sahnesinin senaryodan önemli bir farklılık içermediği, yapılan küçük değişikliğin ise sinema sektöründe yönetmenlerin yorum hakkı kapsamında olduğu, yönetmenin insiyatifiyle çekilen son sahnenin herhangi bir şekilde senaryonun bütünlüğünü bozmadığı, verilmek istenen mesaja aykırı herhangi bir nitelik taşımadığı, yönetmenin yorumu ve insiyatifi kapsamında kabul edilmesi gereken bu gibi küçük değişikliklerin FSEK 16. madde kapsamında görülmeyeceği, manevi hak ihlalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy