MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2016 tarih ve 2015/307-2016/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili tarafından .../... adresinde bulunan dava dışı ...'a gönderilmek üzere içerisinde 1 adet laptop, 1 adet mouse, 1 adet dvd sürücüsü bulunan paketin 22/07/2013 tarihinde davalı firmanın .../ .... şubesine teslim edildiğini, söz konusu paketin taahhüt edilen zamanda davalı şirketin .../ ... şubesine ulaştığını, ancak davacı tarafından dava dışı ...'a teslim edilmesi istenilen paketin farklı kişiye şubede teslim edildiğini, davalı firma çalışanlarının kusuru ile zarara uğradığını ancak zararının giderilmediğini ileri sürerek 2.348,00 euro ve 260.00 TL toplam 6.981,38 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kargo alıcısı olduğunu beyan eden şahsın şubeye gelerek kargoyu teslim almak istediğini söylediğini, şube personeli tarafından adresinin sorulduğunu, şahıstan kimlik istendiğini, ibraz edilen ehliyet belgesinde gelen şahsın resminin bulunduğunu ve ... isminin yazdığını görünce kargonun teslim edildiğini, TTK 880., 881.,882. maddeleri gereğince taşıyıcının kanunen belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu hesaplamanın yapılırken 2.el ürün olduğunun da dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK 850/2 gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının ürünü varma yerinde alıcı adresinde değil kendi şube adresinde bizzat müracaat eden dava dışı dolandırıcıya sahte kimlik karşılığı teslim ettiği, bu durumda kendi adresine yükün gitmesi gereken alıcıdan ziyade, gönderen davacıya haber verilerek şubede teslime muvafakat istenmesi gerektiği, bu durumun TTK 886.maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu, taşına ürülerin ikinci el fiyatlarına göre zararın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.072,47 TLnin 22/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 208,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy