MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2016 tarih ve 2015/373-2016/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, unvanı “... Enerji Yatırımları Elektrik Üretim A.Ş.” olan müvekkili şirketin "... Enerji ... Enerji Yatırımları Elektrik Üretim A.Ş.+ŞEKİL" ibare ve biçimli 39 ve 40.sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından “...” ibareli marka dayanak alınarak kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazının nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin “...” ibareli birçok seri markanın tescilli sahibi olduğunu, davacının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyette bulunmaya başladığını, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, anlamsal, görsel ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı tür olduğunu, başvurunun davalının seri markalarından biri olduğu izlenimini yaratacağını, her ikisi arasında iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının aynı tür hizmetleri içerdikleri, 39 ve 40.sınıf hizmetlerin alıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle markalar ve başvuru konusu işaretlerin bir serinin parçası oldukları görünümünü vermesi göz önüne alındığında, bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy