MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2016 gün ve 2015/560-2016/135 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 02/03/2016 tarihi itibariyle 2.190,00 TL'dir. Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine İl Tüketici Hakeme Heyeti Kararı ile ilamlı haciz yolu ile takip yapıldığını, müvekkilince haciz baskısı altında icra dosyasına 672.82TL'nin ödendiğini ileri sürerek ödenen miktarın istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, kabul edilen dava değeri, yukarıda anılan madde hükmüne göre davacı yönünden temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy