Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :...13. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...13. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 24.03.2016 tarih ve 2015/98-2016/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23/04/2014 tarihinde davalı havayolu ile... aktarmalı olarak...'e gittiğini, 04/05/2014 tarihinde ise aynı güzergahtan geri döndüğünü, dönüş yolunda geç kaldığı gerekçesiyle bagajlarının uçağa alınmadığını, bu durumun haksız olduğunu, eşyalarını kendisini uğurlayan arkadaşına teslim etmek suretiyle kargo ile...’ya gönderilmesini sağladığını ileri sürerek haksız şekilde kargo ve gümrük ücreti olarak ödemek zorunda kaldığı 1.980,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 04/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı yolcunun check-in bankosuna geç geldiğini, yolcunun yanındaki bagajın el bagajı sınırlarını da aştığından kabine de alınamadığını, müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca bagajın davalı tarafından kabul edilmediğinin çekişmesiz olduğu, taşıyıcının taşıma sözleşmesine aykırı hareket etmiş olduğunun kabulü için davacı yolcu tarafından davalı taşıyıcının kusurlu davranışıyla zarara sebebiyet verdiğinin ispat edilmesi gerektiği, Montreal Sözleşmesinin bagajın kabul edilmemesine dair özel bir kusursuz sorumluluk hükmü getirmediği, davalı şirket tarafından uygulanan bagaj prosüdürünün davacı tarafından bilindiği, davacının da ifade ettiği üzere check-in bankosuna 1 saat önce müracaat ettiği, uluslararası taşımacılıkta bagajlı yolcunun bu süreden önce bagajını teslim için sunması gerektiği, taşıyıcının kusurlu davranışının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa'nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy